Uzaktan çalışan emekçiler Uzaktan Çalışma Yönetmeliği’ne karşı buluştu

Birlik Sendikası’nın da çağırıcısı olduğu “Uzaktan Çalışma Yönetmeliği’ni kabul etmiyoruz” eylemi Beşiktaş Meydanı’nda sendika üyelerimizin de katılımıyla gerçekleşti.

Yapılan basın açıklamasının tamamı,

“Sevgili arkadaşlar, kıymetli basın emekçileri

Biliyorsunuz, salgınla birlikte hayatımız son bir yıl içerisinde kökten değişti. Ülkemizde emekçilerin önemli bir bölümü ücretsiz izinle, kısa çalışma ödeneğiyle kendi hallerine bırakıldılar. Milyonlarca yurttaşımız ise risk altında çalıştırılmaya devam etti.

Bizim gibi banka finans, yazılım gibi sektörlerde çalışan plaza ofis emekçileri ise kısa sürede uzaktan çalışmaya geçirildi. Bu değişikliği salgının yayılmasını engellemek adına kabullendik.

Başlangıçta bizi telaş ve tedirginlikle uzaktan çalışmaya geçiren patronlarımız çok geçmeden bir de baktık ki bu çalışma modelinin sömürüyü arttırmada kullanışlı olduğu anlatmaya başlamışlar! Evden çalıştığımız son bir senede uzayan ve sınırları belirsiz hale gelen mesai saatlerini deneyimledik. Mola haklarımız, öğle aralarımız bile gasp edildi,  “zaten evde olduğumuz” iddiasıyla ücretsiz fazla mesai baskısı yaşadık, haftasonları, geceleri saat dinlemeden çalıştık. Yöneticilerimiz 7/24 taciz etmede serbestleşti. Yemek ücretlerimiz kesildi. İnternet, elektrik, ısınma, ofis malzemeleri masrafları bize yıkıldı, gelirlerimiz düştü.

İş arkadaşlarımızdan uzaklaştık, patrona karşı teker teker sesimizi çıkaramamaya başladık, yalnızlaştık. Hayatımız kameralarla izlenmeye, telefonlarımız, özel hayatlarımız denetlenmeye başladı. Kadınsak üzerimizdeki baskıya ev işlerinin artışı eklendi. Çalışma ortamımız fiziksel ve psikolojik sağlığımızı bozdu.

Patronlarımız ise bu sürede artan karlarıyla övündüler. Biz bu modeli beğendik dediler. Bu model çağımızın yeni normali, çevikleşiyoruz, modernleşiyoruz, çağa adapte oluyoruz dediler. Artık uzaktan çalışmayı kalıcı hale getirelim, verimlilik arttı diyorlar.

Değerli arkadaşlar, patronların bir süredir kulis faaliyetleri yaptığını, hükümetle birlikte kalıcı uzaktan çalışma yönetmeliği üzerine çalıştıklarını biliyorduk. İlan edilen yönetmelik tam da bu ittifaka uygun düşmüş.

Yayınlanan yönetmelik patronlar rahat etsin, yasalar da onların yanında olsun diye hazırlanmış. İşle ilgili  yemek, elektrik, çalışma ortamı, ofis malzemeleri, internet gibi tüm zorunlu giderler güya patronla işçinin anlaşmasına bırakılmış. Çalışanların izlenmesi patron ve işçinin mutabakatına bağlanmış. Patronla çalışanın iletişim yöntemi ve iletişim zaman aralığı yine patron ve işçinin anlaşmasına bağlanmış. Fazla mesaiyi ise patronumuz maille haber verecekmiş. Uzaktan çalışmayı kabul etmezsek işten atacaklarmış.

Arkadaşlar kolayca görülebileceği gibi işin aslı çok açık. Patronlar muğlak bırakılan fazla mesai, zorunlu giderler, izleme, dinleme başlıklarına her zaman yaptıkları gibi “işin koşulları bu, beğenmiyorsanız işte kapı” diyeceklerdir. Patronlar geçmişte yaptıkları gibi yasanın izin verdiği her yönetmeliği sözleşmeleri hazırlarken kullanacaklar. Yasal haklarımızı bile almakta zorlanırken artık yasalarla da üzerimize gelecekler.

Hükümet ve patronlar anlaşıp işçilere uzaktan çalışma koşullarını biz belirleyeceğiz, siz de uyacaksınız dediler.  Bu patron dostu yönetmeliği kabul etmemiz mümkün değildir!

Üreten biziz, ürettikleriyle bu dünyayı bu hale getiren işçilerin parçasıyız biz. Nasıl çalışacağımız hakkında bizim sözümüz var. Uzaktan çalışırken kölelik koşullarına mahkum değiliz.

Uzaktan çalışan emekçiler olarak taleplerimiz var!

  1. 8 saatlik iş günü emekçilerin tarihsel kazanımıdır. Uzaktan ya da iş yerlerinde çalışırken gasp edilemez. Öğle yemeği ve molalar haktır, uzaktan çalışma bahanesiyle bunlar yok sayılamaz.
  1. Uzaktan çalışmalarda, haftalık 45 saati aşan çalışmalar fazla çalışma sayılır. Fazla çalışmalarda yasalara göre; fazla çalışma, saat ücretinin en az yüzde 50 fazlasıyla ödenmelidir. Fazla mesai ödemelerimizi talep ediyoruz.
  2. Mesai saatleri dışında kullanılabilecek bütün iletişim kanallarından ulaşılamaz olma hakkımız bulunmaktadır. 8 saatlik günlük mesai saatleri dışında işle ilgili ulaşılabilir olunması belirlenmiş her tür çalışma fazla mesaiden sayılmalı ve ilgili çalışma süresi ücretlere eklenmelidir. Bunun aksi anlamına gelen esnek çalışma koşullarını kabul etmiyoruz.
  1. Evden çalışma gerekçesiyle ücretlerin kesintili veya düzensiz ödenmesini, evden çalıştığımız için prim gibi ücrete ek kalemlerin kesilmesini kabul etmiyoruz.Ayrıca evde çalışırken kullandığımız elektrik, internet gibi masraflarımız ya da iş için gerekli tüm araçlar patronlar tarafından karşılanmalıdır.
  2. Uzaktan çalışma düzeninde farklı yerlerde çalışan emekçiler için lokasyon farkları ücretlerin emekçiler aleyhine düzenlenmesinde gerekçe gösterilemez.
  3. Uzaktan çalışma için belirlenmiş iş sağlığı ve güvenliği kurallarına uyulmalıdır. İş yerinde çalışırken olduğu gibi çalışma ortamı için gerekli çalışma masası, sandalye, fare, klavye, ayak altlığı vs. ekipmanların sağlanmasında sorumluluk patronlara aittir.Patron, uzaktan çalıştırdığı işçinin yaptığı işin niteliğini dikkate alarak iş sağlığı ve güvenliği önlemleri hususunda çalışanı bilgilendirmek, gerekli eğitimi vermek,sağlık gözetimini sağlamak ve sağladığı ekipmanla ilgili gerekli iş güvenliği tedbirlerini almakla yükümlüdür.
  4. Ekran takibi ve gözetlenmesi ya da kamera açma zorunluluğu gibi özel hayatın gizliliğini ihlal eden tüm uygulamalar yasaklanmalıdır.
  5. Çalışanların evde olması gerekçe gösterilerek kreş ya da çocuk bakımı yardımları kesilemez. Evden çalışan ebeveynlerin çocuk bakım hizmetleri için kreş tahsis edilmeli ya da çocuk bakımı hizmetleri için ek ücret sağlanmalıdır.
  6. İş yerinde psikolojik taciz ve sistematik baskı uygulamaları durumunda çalışan beyanının esas alınacağı iş sözleşmelerine eklenmelidir. Her mobbing beyanı için çalışanlarca seçilmiş bir heyetçe durumun denetlenmesi sağlanmalıdır.

 Patronların Ensesindeyiz Ağında bir araya gelen banka, yazılım ve plaza ofis emekçileri olarak ilan ediyoruz! İnsanca yaşamak ve çalışmak için taleplerimiz için mücadele etmeye edeceğiz. Emekçilerin birliği ve dayanışmasını büyüteceğiz.

Yaşasın işçi sınıfının birliği ve dayanışması!”

Eylemde konuşan Birlik Sendikası Yönetim Kurulu üyesi Banu Yıldırım:

“Bir yıldır AKP’nin kötü salgın yönetimiyle birlikte evlerimizde yoğun bir sömürüye maruz kaldık. Gecemiz gündümüze karışarak çalışmak zorunda kaldık. Bu sürede patronların ise keyfi yerindeydi. Onlar ne fazla mesai ücreti ödediler, ne evdeki ek masrafları karşıladılar. Bazı işyerlerinde işçilere hangi haklarınızdan vazgeçebilirsiniz diye bile sordular. Şimdi de AKP ile sömürüyü derinleştirecek adımı yönetmelikle birlikte atmış oldular. Bu cesareti ise işçilerin örgütsüzlüğünden alıyorlar. “Nasıl olsa ses çıkarmazlar” diyorlar. Biz ses çıkarıyoruz. Esnek çalışma koşullarını kabul etmiyoruz.

Birlik Sendikası emekçilerin örgütlülüğünü büyütmek için var. Biz bütün yazılım, bilişim, teknopark, banka, çağrı merkezi emekçilerini Birlik Sendikası’na üye olmaya çağırıyoruz. Patronların iktidar ile el ele çıkardığı yönetmelikler olabilir. Ama işçilerin birliği ve dayanışması patronlardan daha büyüktür. Bundan sonra daha güçlü ve sendikalı emekçiler olarak patronların karşısına dikilelim. ”

Eylemde “Gücümüz birliğimizdir, İşçilerin birliği sermayeyi yenecek, Esnek çalışmayı kabul etmiyoruz, Patronların ensesindeyiz” sloganları atıldı.

Facebooktwitterlinkedinmail