Özel Okul Öğretmenleri Bürosu: HANGİ “EĞİTİM”? HANGİ “FIRSAT”? HANGİ “EŞİTLİK”?

Millî Eğitim Şûrası 7 yıllık bir aradan sonra bugün “eğitimde fırsat eşitliği” başlığıyla toplanıyor.

Birlik Sendikası Özel Okul Öğretmenleri Bürosu olarak Millî Eğitimin en yüksek danışma organı olan şûraya sesleniyoruz:

  HANGİ “EĞİTİM”?   HANGİ “FIRSAT”?   HANGİ “EŞİTLİK”?

“Özel okul öğretmen ücretlerinin resmî okullarda görev yapan öğretmen ücretlerinden daha az olamayacağı” şeklindeki hüküm, 2014 yılının Mart ayında iktidar eliyle kanundan çıkartılmıştı. Özlük haklarımıza ağır bir saldırı niteliğindeki bu düzenlemeye, aynı yıl içinde toplanan son şûrada kayıtsız kalındı.

Aradan geçen 7 yılın sonunda bugün özel okul öğretmenleri açlık sınırında ücretlerle hayatta kalma savaşı vermektedir ve biz biliyoruz ki öğretmenlerin yoksulluğu, şimdiye kadar patronlara sunulan “fırsatların” sonucudur.

Laik ve bilimsel eğitim, devlet okullarında hüküm süren gerici uygulamalar karşısında özel okulların sadece daha fazla “müşteri” toplamak için vaad ettiği içi boş bir reklam malzemesine indindirgenmişken,

Kira, faturalar, ulaşım, mutfak masrafları….ile boğuşan öğretmen ayın sonunu getiremezken; “eğitimde eşitlikten” söz edilmesi ise asla mümkün değildir!

Bugün Millî Eğitim Şûrası’nın daha fazla kayıtsız kalmaması gereken acil ve asgari zorunluluklar vardır:

-Enflasyon karşısında her geçen gün daha da eriyen özel okul öğretmenlerinin ücretlerinin, yeniden ve derhâl en az resmi okul öğretmen ücret düzeyine getirilmesi bugün asgari bir zorunluluktur!

-Pandemi sürecinde çoğu özel okul patronu, öğretmenleri uzaktan eğitimle çalıştırmaya zorladığı halde  kısa çalışma ödeneğine veya nakdi ücret desteği ödemesine mahkûm bırakarak ücret ve sosyal güvenlik haklarını gasp etmiştir. Bu da yetmezmiş gibi kamu kurumlarınca, haksız kâr eden işverenlerin yerine öğretmenlerden ödenek iadesi talep edilmektedir. Tüm bu hukuksuz uygulamaların geriye dönük olarak denetlenmesi bugün asgari bir zorunluluktur!

-Uzaktan eğitimle birlikte istisnai şekilde uygulanan esnek çalışma modeli, patronlar tarafından kural hâline getirilmiş ve yüz yüze eğitim sürecinde bile sürekli online angarya işlerle sömürünün şiddeti özel yaşamlarımıza yayılarak  artmıştır. Mesleki faaliyetlerimizin yüz yüzelikle ve ders okutma göreviyle sınırlandırılması bugün asgari bir zorunluluktur!

-Salgın hastalık riski karşısında kullanılması zorunlu olan hijyen malzemelerini bile öğretmenin kendi imkanlarıyla edinmesi istenmektedir. Özel okulların iş sağlığı ve güvenliği için gerekli önlemleri ve malzemeleri temin etmesi, öğretmene servisle ulaşım olanağının sağlanması bugün asgari bir zorunluluktur!

-Anayasal güvence altında bulunan laik ve bilimsel eğitimin özel okulların reklam malzemesi olmaktan çıkarılıp gerçek bir çerçeve olarak kabulü, sadece özel okullar değil tüm kurumlar için ve sadece bugün değil her zaman asgari bir zorunluluktur!

Tüm bu asgari zorunluluklara kulak tıkayan bir Millî Eğitim politikası, özel okul öğretmenlerini kapsam dışı bıraktığını açıkça ortaya koymuş olacaktır.

Birlik Sendikası Özel Okul Öğretmenleri Bürosu

Facebooktwitterlinkedinmail